17 Haziran 2014 Salı

Her Şey Benim, Peki Sen Kimsin?

Dünyada neler oluyor?

Hiç bir fikrim yok.

Cidden...

Ne televizyon izliyorum ne internet sitelerini geziyorum.

Afyon tatilimizin maalesef son günündeyiz. Yarın sabah kısmetse İstanbul yolcusuyuz. Perşembe de iş başı...

Burada fark ettim.

Ne çok yormuşum kendimi.


Ne çok kasmışım.

Ne için?

Hiç...

Ve İstanbul...

Ne kötü havası varmış...

Aldığımız nefes meğer ne çok boğmuş bizi...

Burada anlıyorsun...

Anadolu'nun göbeğinde, Afyon'un tertemiz havasında...


Masumiyet var burada.

İstanbul'da hasret kaldığımızdan.

Örneğin; 

Pikniğe gidiyorsun, karşı banktakiler 'Buyrun bizden de yiyin' diyor.

Hobi bahçesinde sebze yetiştirenler karşı komşusuna 'Buyur senin domatesin daha yetişmemiş bizden al' diyor.


İstanbul'da öyle mi?

Bana hep bana bana hep bana bana hep bana....

Ya da;

Sen bana ben sana...

Karşılıksız sevgi bir tek annelere mahsus oldu artık.

Sokakta oynayan çocuklar yerini çöplere bıraktı.

Çocuklar mekanikleşti.

Burada yakar top, köşe kapmaca, voleybol, saklambaç oynayan çocukları görünce bir acayip hissettim kendimi.

Minicik bir şekere sevinmeleri mesela... Kim çocuğunu bir şekerle mutlu edebiliyor şimdi?

Onların masumiyeti korumalarını büyük bir hayranlıkla izledim.

Anadolu işte dedim.

İnsanların yüzündeki temizliği İstanbul'da göremez olmuşken burada bolca tertemiz insanla karşılaşmak bende insanlığa dair minik umut kırıntılarını koruma hissi uyandırdı.

Binalar, AVM'ler içinde sıkışmış insanoğlunun doğayla tanışmasını gördüm burada.

Yoksa kaplumbağa gördüğümde ejderha görmüş gibi sevinmemin başka bir anlamı olamaz.

Hele o kirpi ne sevimliydi....

Ha bu arada kirpi yavrusunu pamuğum diye severmiş.

Afyon'da çok güzel bir uygulama var.

Evlerin bahçeli olduğu Afyon'da, şehir hayatından(!) sıkılan insanlar için hobi bahçesi yapmışlar.

100 metrekarelik alanlarda minik minik kulübeler ve önlerindeki bahçelerde insanlar tarım yapıyorlar. Kendi sebzelerini yetiştiriyorlar ve bu sebze meyveler birçok eve yetiyor.

Neden? Çünkü insanların gönülleri çok geniş olduğu için toprak da gereğini yapıp bol mahsul veriyor.

Aslen Kayseriliyim.

Eşim Afyonlu...

Ama gel gör ki Afyon ve Kayseri arasında hiç bir fark yok.

Doğası, havası, insanları...

O sebeptendir ki hiç İstanbula dönesim yok.

Hiç.

Telefonsuz, internetsiz, teknolojisiz pek mutluyum şu sıra.


Ama maalesef...

Şartlar zor...

Biz birbirimize şartları zorluyoruz.

İnsanoğlu yine kendi cinsine zorluk çıkarıyor....

Yarın dönüyorum bina tarlasına...



Bu postun şarkısı ise Hep Bana olsun...














Hiç yorum yok:

Yorum Gönder