13 Temmuz 2014 Pazar

Bu Garip Fani Beden, Bu Deli Ruh Benim...





Gördüğün kadar değilim aslında...


Dahası vardır her zaman....

Geçtiğim yollar, çektiğim zorluklar, gülüşlerim, düşlerim.... gözyaşlarım...

Hangisinde yanımdaydın?

Hangi zor anımda bana omzunu uzattın ağlayayım diye?

Hangi kahkahama kattım şen kahkahalarını?

Hangi düşümü geliştirdin?

Hangisinin gerçekleştiğine şahit oldun?

Yürüdüğüm yolda bana nereden eşlik ettin?

Ne kadar biliyorsun beni?

Ne kadar tanıyorsun?

Ya da tanıdığını zannediyorsun?

Neye göre yargılayabilirsin beni?

Hangi hakla?

Madem yargılıyorsun peki neden kendine toz kondurmazsın?

Muhteşem misin?

Benden daha mı zekisin?

Veya yakışıklı-güzel?

Kimsin sen?

Hayatın muhteşem güzellikler içerisinde mi geçti?

Ne zaman ne hissettiğimi nereden bileceksin?

Empati mi yapabiliyorsun?

O yüzden mi bencilsin?

Senin sınırların, benim sınırlarımın başladığı yerde biter...

Bunu biliyor musun?

Yargılamak için bir insanın her anında yanında olman gerekmez mi?

Her zaman arkanda olduğum yanında güldüğüm zaman iyi olmam, bir kez yapmadığımda kötü olmamı mı gerektirir peki?

O zaman hadi canım bay....


Günün şarkısı da Funda Arar- Kırık Düşler olsun o zaman...



NOT: Bu yazı doğrudan bir isme hitap etmemektedir. Hayatımızda yer alan riyakar insanların davranışlarını içermektedir. Sadece kendisine odaklanan, karşısındaki insanı kendi ideallerine benzetmeye çalışan, olduğu gibi kabullenemeyenleri anlatmaktadır.

Saygılar :)